Melİs olUK

Uzman Aile Danışmanı ve Psikolog


HAKKIMDA

Merhabalar ben Psikolog Melis Oluk. Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden 2016 yılında mezun oldum. Ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Aile Danışmanlığı ve Eğitimi Bölümü’nde yüksek lisansımı tamamladım. Yüksek lisansım süresince Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Servisi’nde stajımı yaptım. İstanbul ve İzmir olmak üzere çeşitli kliniklerde de stajlarıma devam ettim. Bir süre Tınaztepe Hastanesi Palyatif bölümünde psikolog olarak görev aldım. Terapi eğitimlerimi de tamamladıktan sonra aktif danışan görmeye başladım. Şu an da İzmir Kordon Psikoloji'de danışmanlık vermekteyim. Çalışma alanım özellikle ''Çocuk ve Ergen'' üzerinedir. Seanslarıma ek olarak çeşitli anaokullarına da danışmanlık vermekteyim.
Sertifikalar ve Seminerler:
-Oyun Terapisi Eğitimi (Psikoaktif Terapi Merkezi), 2016
-Çocuk Değerlendirme Paketi (Ankara Gelişim Tarama Envanteri, Peabody Resim Kelime Tanıma Testi, Resim Çizme Testleri, Bender Gestalt Görsel Motor Algı Testi, Cümle Tamamlama Testi (Beier), Duygudurum Ölçekleri) - Türk Psikologlar Derneği, 2016
- CAT - Hera Psikolojik Danışmanlık, 2021
- Metropolitan Okul Olgunluğu Testi- Hera Psikolojik Danışmanlık, 2021
- Çocuk Klinik Değerlendirme ve Psikoterapi Uygulamaları Uygulayıcı Eğitimi- İzmir Psikoloji Enstitüsü, 2021
- Travma, Çocuklar ve Oyun - Mita Psikoloji, 2021
- Oyun Terapileri Sempozyumu - Oyun Terapileri Enstitüsü, 2021
- Çocuk Gelişimi Eğitimi – Prof. Dr. Selçuk Şirin, 2022
- Çocuk ve Ergenlerde Kullanılan 20 Terapi Tekniği - İzmir Psikoloji Enstitüsü, 2022
- Çocuk Psikopatolojisi 2 - Mehmet Teber, 2022
- Oyun Terapisinde Sık Kullanılan Çocuk Kitapları - Mehmet Teber, 2022
- Çocuk Merkezli Oyun Terapisi- Mehmet Teber, 2023
- Sanat Terapisi- Volkan Demir, 2023

- Tüm Yönleri ile Çocukluk Çağı Mastürbasyonu - Mehmet Teber, 2024

- Çocuk Psikoterapisinde Beden ve Sinir Sistemi Odaklı Uygulamalar - İrem Polat, 2024

- Çocuk ve Gençlerde Yeme Bozuklukları - Oyun Terapileri Enstitüsü, 2024

Blog

Çocuk Gelişiminde Babanın Rolü

Okulöncesi dönem çocuğun gelişiminde ailenin en etkili olduğu dönemdir. Bu dönemde anne ve babaya pek çok görev düşer. Bu görevlerden söz edilirken, genellikle anneler üzerinde durulur. Son zamanlarda bu denge değişse de çoğunlukla anne çocuğun bakım sorumluluğunu üstlenen kişidir.
Baba olmak, geçmiş yıllarda çocuğunu uzaktan sevmek, aileyi geçindirmek, kuralları uygulayan otorite olmak anlamına gelirken günümüzde doğumdan itibaren bebeğin bakımını paylaşan, çocuğu ile birebir zaman geçiren ve arkadaşlık eden ebeveyn olmak anlamına gelmektedir.
Yapılan araştırmalara göre çocuklarıyla daha çok zaman geçiren, fiziksel temas halinde olan ve öz bakımı konusunda yardımcı olan erkeklerde baba rolünün gelişmesinin daha kolay olacağı belirtilmektedir.
Baba, çocuğunu dokuz ay taşımadığı ve emzirmediği için, çocuğun ilk yıllarında, kendini anneden daha az gerekli zanneder. Fakat çocuk dünyaya geldiği andan itibaren babanın sevgisine ve ilgisine ihtiyaç duyar. Çocuk babasının kucağında kendisini güvende hisseder.
Anne – çocuk ilişkilerinin de, baba – çocuk ilişkilerinin de temeli ilk yıllarda atılır. Baba – çocuk diyalogunun erkenden kurulduğu ailelerde, çocuk annesinden farklı bir modelin varlığını annesinin dışında bir dünya olduğunu öğrenir. Babanın onayı ve kabulü çocuğa dış dünya tarafından da kabul edildiği ve beğenildiği mesajını verir.
 
Babalar, ev içinde dış dünya için bir rehberdir. Okul öncesi dönemde babanın çocuğu dış dünyaya hazırlaması için onu fiziksel oyunlar oynamaya teşvik etmesi ve bir diğer yandan da çocuğun özerkliğini kazanması için küçük adımlar inşa etmesi önemlidir. 
Etkin bir baba rolü çocukların her türlü gelişimlerine olumlu etki eder. Özgüven, akademik başarı, sorumluluk, aidiyet duygusu, cinsel kimlik oluşumu ve başka birçok değerin kazanılmasında babalar önemli rol oynar. Babasıyla arası iyi olan, onun desteğini hisseden çocuklar daha özgüvenli ve kendini daha gerçekçi değerlendirebilen bir kişilik yapısı kazanabilir.
 
Yapılan araştırmalara göre baba ilgisi ve yakınlığı alan çocukların; akademik performanslarının daha yüksek olduğu, kendine güvenlerinin arttığı, kendilerini daha güçlü hissettikleri, yüksek sosyal becerilere sahip oldukları, okula karşı olumlu tutum besledikleri, akademik motivasyonun ve bilişsel becerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur.

Boşanma Kararını Çocuğumuza Nasıl Açıklamalıyız?

Ne konuşacağınızı önden hazırlayın ve buna sadık kalın

 

  • Konuşmanın dengeli olmasına, iki tarafın da kendini ifade edebilecek süreye sahip olmasına dikkat edin. Çocuğun taraf tutmaması için bunun ortak kararınız olduğunu dile getirmeniz önemlidir.
  • Konuşmayı sakin ve kontrollü bir şekilde yapmaya çalışın. Çocuklar bizim duygularımızı kolayca sezer ve etkilenirler. Sizin kaygılı olmanız çocuğu daha çok kaygılandıracaktır.
Kitaplardan faydalanın
  • Boşanma sürecini anlatabilmek için yazılan birçok çocuk kitabı mevcut.
Tercih Yapmaya Zorlamayın
  • Bu süreçte çocuğu tercih yapmaya zorlamak, onun karar vermesini beklemek olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Çocuğun, ebeveynlerinden birisini seçmek zorunda kalması kaygısını arttıracaktır.
Nedeni Açıklayın
  • Özellikle küçük çocuklar benmerkezci olduklarından her şeyin kendileri yüzünden ve kendileri için olduğunu düşünürler. Boşanma sürecinde de çocuk, boşanmayı kendi yaptığı bir yanlışın sonucu olarak görebilir ve kendini suçlayabilir. Boşanmanın, çocuğun yaptığı herhangi bir şeyden olmadığı çocuğa açıkça anlatılmalıdır.
  • Annenin ve babanın artık eş olmayacaklarını ama çocuğun annesi ve babası olmaya daima devam edeceklerini ifade etmek önemlidir.
Çocuğa büyük yükler ve roller vermekten kaçının
  • ‘sen artık evin erkeğisin’, ‘annene destek olmalısın’, ‘onu yalnız bırakmamalısın’ gibi çocuğun üstüne yaşından ve kaldırabileceğinden büyük roller, sorumluluklar yüklemekten kaçınmak önemlidir.
Duygularınızı paylaşın
  • Boşanma sürecinde çocuğun yaşadıklarını, duygularını konuşabileceği güvenli bir ortam sunmak önemlidir. "Boşanacağımız için üzgün olduğunu biliyoruz. Şuan için böyle hissetmen normal'' gibi cümlelerle duygularını konuşmaya teşvik edebilirsiniz. Siz de ebeveyn olarak kendi duygularınızı limitli de olsa çocuğunuzla paylaşabilirsiniz.
Sorulara hazırlıklı olun
  • Çocuğunuz, bu süreci anlamak ve üstesinden gelmek için sıkça soru sorabilir, hatta aynı soruyu defalarca tekrarlayabilir. Sorulara mümkün olduğunca samimi ve net yanıtlar vermek önemlidir.
Rutine sadık kalmaya çalışın
  • Hayatınızda nelerin değişeceğine odaklanmaktan çok nelerin aynı kalacağından bahsedin.
  • Günlük hayatının önceki gibi düzenli şekilde devam edeceğini bilmek çocuğu iyi ve güvende hissetmesine imkan sağlayacaktır.
  • Okul, bakıcı değişimi, Meme bırakma, tuvalet eğitimi gibi değişiklikleri mümkün olduğunca bu süreçte yapmamaya özen gösterin.
  • Çocuklar, böyle değişim süreçlerinde bebeklik dönemine gerileme, korku, kaygı, altına kaçırma, uyku ve iştahta değişim gibi pek çok duygusal süreçlerden geçebilir. Ebeveyn olarak bu süreçlere hazırlıklı olmak ve gerektiğinde uzman desteği almak önemlidir.
Zaman tanıyın
  • Bu süreci anlamak ve üstesinden gelmek hem sizin hem de çocuğunuz için zaman alabilir. Kendinize ve çocuğunuza zaman tanıyın.

Çocuğuma Kitap Okuma Alışkanlığını Nasıl Kazandırırım?

Kitap okumak çocukların dil, bilişsel, duygusal, ruhsal ve ahlaki gelişiminde büyük rol oynar. Çocuklar kitaplar sayesinde düşünmeyi, neden- sonuç ilişkisi kurmayı, empati yapmayı ve etrafında olan şeyleri sorgulama becerisini öğrenirler.
Ne yapmalıyız?
Erken Başlayın.
 
Ne kadar erken başlarsanız o kadar kalıcı sonuçlar alınır. Anlamayacağını düşündüğünüz yaşta bile olsa mutlaka kitap okuyun. Amacımız bir şeyler öğrenmesi değil kitapla olan ilişkisini geliştirmek olacaktır. Çeşitli dokular barındıran, ses çıkartan, üç boyutlu ve renkli kitaplar bu dönem için güzel bir başlangıç olacaktır.
 
Örnek Olun.
 
Çocuklar en çok anne babalarını rol model alırlar. Kitap okuyarak onlara örnek olmanız davranışı geliştirmede önemli rol oynar.
 
Rutine Oturtun.
 
Rutine oturtmak alışkanlık kazandırmanın en önemli temelidir. Tıpkı oyun saatlerinde yaptığımız gibi kitap okuma saatleri veya günleri belirlemek etkili olacaktır.
 
İlgi alanlarına göre seçmek.
 
Nasıl bizler her kitabı okumuyorsak çocuklarımızda her kitabı okumak veya dinlemek istemeyecektir. Yaşına, karakterine ve ilgi alanlarına uygun kitaplar seçmek kitap okumayı sevmesine yardımcı olacaktır.
 
Erişimini kolaylaştırın.
 
Kitapları göz önünde ve kolay erişebileceği yerlerde tutun. Böylelikle daha sık aklına gelecektir ve erişimi kolay olacaktır.
 
Hediye Edin.
 
Kitapların değerini anlatabilmek için özel günlerde çocuğunuza kitap hediye etmek işe yarayacaktır.
 
Kitap Seçimleri:
0-3 Yaş

  • Dokunsal(tüylü, deri, kadife vs) ve resimli
  • Sesli ve parlak
  • Kalın yapraklı (yırtılmayacak)
  • Basit nesneler (hayvan, eşya, meyve vs)
3-5 Yaş
  • Anlaşılır ve sade bir dil
  • Eğlenceli
  • Yaşına uygun olayların anlatıldığı
  • Hayal gücünü geliştirebilecek
  • Soru sormaya teşvik edecek
  • Resim ağırlıklı, az cümleli
 
5-8 Yaş
  • Olay örgüsü içeren hikayeler
  • İyi- kötü gibi zıt karakterler
  • Anlaşılır ve sade bir dil
  • Eğlenceli
  • İlgi alanlarına uyan
  • Kısa ve büyük puntolarla yazılmış cümleler

Çocukları Duygularıyla Tanıştırmanın Önemi

Okulöncesi dönemdeki çocukların, insanların yüz ifadelerinden duygularını anlama becerileri bize göre oldukça yüksektir. Fakat biz yetişkinler gibi duygularını sözlü olarak ifade edip tanımlayamazlar. Bebekler anne karnında mutluluk, şaşkınlık, korku, öfke gibi duyguları hissetmeye başlarlar. 2 yaşından itibaren ise, kıskançlık, sevgi, utanç, suçluluk ve sorumluluk gibi yeni duyguları öğrenmeye ve hissetmeye başlarlar. Çocukların hissettikleri bu duyguları tanıyabilme ve tanımlayabilme yeteneği ise çocuk büyüdükçe ve de ebeveynlerinin desteği ile birlikte gelişir.
Çocuğun duygularını tanıması neden önemlidir?

  • Duygularını sağlıklı bir biçimde tanıyabilen çocuklar empati kurmakta daha başarılı olurlar.
  • Kendilerini hem sözsüz bir şekilde daha iyi ifade edebilmelerine hem de sözlü ifadelerde duygularını daha iyi anlatabilmelerine olanak sağlar.
  • Duygularını iyi tanıyabilen çocuklar duygularını özgürce hissedebilir ve bu da zamanla duygularını yönetebilmesine yardımcı olur. Kendisini ve duygularını daha iyi kontrol edebilen çocukların problem çözme yeteneği de daha kuvvetli olur.
Peki ne yapmalıyız?
  • Ebeveyn olarak en iyi rol model sizlersiniz. Duygularınızı açıklamanız çok önemlidir. Hissettiğiniz duygunun ne olduğunu, neden öyle hissettiğinizi ve ihtiyacınızın ne olduğunu açıklamanız çocuk için iyi bir örnek olacaktır.
‘’ Şu anda üzüldüm çünkü bir arkadaşımla kavga ettim.’’ 
‘’ Bana sarıldığın için çok mutlu oldum.’’
‘’ Araba hızlı gelince korktum.’’
  • Aynı zamanda çocuğun duygularını tanımlayıp ona geri yansıtmanız önemlidir.
‘’Oyuncağını kaybetmene üzülmüşsün.”
“Arkadaşın seni oyuna almadığı için kızmışsın.”
  • Duygular temalı kitaplar okuyabilirsiniz. Bu kitaplar hem duyguları tanımlamalarını kolaylaştıracak hem de empati yeteneklerini geliştirecektir.
Kitap Örnekleri: Duygular Mutfağı, Biraz Üzüldüm Sanki, Biraz Kızdım Sanki, Kimse Bakmazken Duygular Ne Yapar?
  • Son olarak çocukları etkin dinlemeli ve anlamaya çalışmalıyız. Dinlenildiğini hisseden çocuk kendini daha iyi tanıyacak, duygularını ve düşüncelerini daha rahat ifade edecektir.

Çocuklara Para Kavramını Anlatmak

Yapılan araştırmalara göre para konusunda konuşulan evlerde büyüyen çocuklar gelecekte daha iyi finansal kararlar alabiliyor.
Genellikle küçük yaştaki çocukların para kavramını anlamayacağı düşüncesiyle onlarla bu konuyu konuşmaktan kaçıyoruz. Ancak düşünülenin tersine olabildiğince erken konuşmaya başlamalıyız. Bu sohbetler paraya dair stresinize odaklı değil daha çok tanıştırmaya yönelik olmalı.
Rol Model Olun
Para konusunda çocuklarınıza kazandırmak istediğiniz davranışları onlara örnek olarak öğretebilirsiniz.  Örneğin alışverişe gittiğinizde yaptığınız para hesabını sesli olarak yapabilirsiniz. Alışverişlerde bazı ödemeleri onu yapmasına, para üstünü alarak size vermesine izin verebilirsiniz.
Parayı Oyunlarınıza Dahil Edin
Para soyut bir kavram olduğu için sözsel şekilde parayı anlatmak zor olabiliyor. Para kavramını çocuklar için daha somut hale getirmenin en iyi yolu oyundur. Daha çok küçük yaşlardan manavcılık, marketçilik hatta doktorculuk gibi oyunlar ve oyuncak paralar aracılığıyla çalışma ve para ilişkisine, paranın ne işe yaradığına, alışverişlerde nasıl kullanıldığına dair temel bir bilinç oluşturmanız mümkün.
Birikimi Öğretin
Çocuğunuza kumbara alıp paralarını orda biriktirmesi gerektiğini ve bir süre sonra bu para ile ne yapabileceğini, o paranın neye yettiğini veya yetmediğini tartışabilirsiniz.
Kontrolü Ona Bırakın
Örneğin; İlkokula giden ve dört işleme aşina olan çocuğunuz için aylık kitap alışverişi bütçesi belirleyebilir ve bu bütçenin kontrolünü ona verebilirsiniz. Böylece parayı nasıl kullanabileceğini, yaptığı seçimlerin bütçesini nasıl etkilediğini, elindeki para bitince yeni kitap alamayacağını öğrenir ve harcama davranışları erken yaşta şekillenir.
Harçlık Belirleyin
Çocuğunuza harçlık vermeye başladığınızda sınırları en baştan netleştirin. Harçlığı parası bittiğinde vermek yerine haftanın belirli bir günü ve belirlediğiniz miktarın dışına çıkmayacak şekilde verin. Böylece parasını idare edebilme beceresini ve sorumluluğunu kazanmasını sağlayın.

Hizmetlerim

Ebeveyn Danışmanlığı
Çocuk ve Ergen Danışmanlığı
Oyun Terapisi
Sanat Terapisi

Randevu al

Bilgileriniz Alınmıştır. Teşekkür ederiz.
Submit

melisoluk.com

Kültür Mahallesi 1380 Sokak Alyans Apartmanı B Blok No:4 D:12, Konak/İzmir

HARİTADA AÇ